HİNDİSTAN'DA GEZİLECEK YERLER

MUMBAI(Bombay)
Eski adıyla Bombay olarak bilinen Mumbai, Hindistan'ın en büyük şehirlerinden, nüfusu açısından da dünyanın ilk 10 şehrinden biridir.Bu şehrin ismi 6 yıl kadar önce o tarihte iktidarda bulunan Hint Milliyetçi eğilimli Bharatiya Janata Partisi (BJP) tarafından İngiliz döneminden kalma bir isim olduğu gerekçesiyle Mumbai olarak değiştirildi. Bombay ismi Portekizce'de Güzel Körfez anlamına gelen "Bom-Baia"dan gelmekteydi.

Genel Bilgi
Mumbai, Hindistan'da endüstriyel açıdan en çok gelişen bölgelerinden biri olması yanında, gelişen sanayisi ile Hindistan ekonomisinin itici gücünü oluşturmaktadır. Mumbai'de bulunan havaalanı Hindistan'daki en büyük havaalanı knumundadır ve yolcu ve kargo taşımacılığında önemli bir gümrük kapısını oluşturmaktadır. Bu metropolde bir çok alanda üretim faaliyeti gelişmiştir, otomobilden bisiklete, petrol sanayiden kimyaya. Kentin merkezi sayılabilecek olan Neriman Point bölgesi, dev gökdelenleri ile Manhattan Adasını hatırlatır.
Bu gelişmelerim tamamı 1950 yılından itibaren günümüze kadar olan zaman içinde oluşmuştur. Bu gelişmelerin en önemli etkeni ucuz iş gücünü yaratan bölgeye yoğun şekilde gelen yoksul köylülerdir. Mumbai'nin önemli sorunu sürekli artan nüfusudur. Mumbaş şimdilerde 15 milyona yaklaşan nüfusuna sahip bir kent ama buna rağmen Hindistan'ın en ucuz yemek yenebilecek ve en ucuz ulaşımı olan şehirlerinden biri olmaya devam etmektedir. Tek istisnası ise Mumbai'deki konaklama fiyatlarının Hindistanın başka yerlerine göre daha pahalı olmasıdır.
Mumbai'nin geçmişi ise çamurlu sokaklarda sıtma ile mücadele eden halkın yaşadığı bir yerleşimken Portekiz'li sömürgeciler tarafından İngilizlere verilmiştir. Daha sonra İngiliz hükümeti tarafından İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'ne (British East India Company) kiralanmıştır. Bu dönemden sonra kent bir ticaret limaqnı olarak önem kazanmaya başlamıştır.
1670 yılında Zerdüşt'ler İran'dan Mumbai'ye gelmiş ve dini inançlarını yaymışlardır, 1708 yılında İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'nin Hindistan'daki yönetim merkezi oldu, 1854'de ilk demiryolu hattı Mumbai'ye ulaştı, 1862 yılında şehri parçalara bölen yedi adanın arası toprakla doldurularak birbirine bağlandı.
1869 yılında Süveyş Kanalının açılması ve Bombay'da büyük yükleme limanlarının kurulmasıyla Avrupa pazarlarına ulaşıldı. Bu dönemde İngiliz Gotik sanatı ile Moğol mimarisinin ortak ürünleri şehri süslemeye başladı. Bunlar arasında en önemlileri 'Victoria Terminus' Tren istasyonu (şimdiki adı : Chattrapati Shivaji Terminus), Gateway of India ve Mumbai Üniversitesi sayılabilir.

Elephanta Adası
Apollo Bunder'a tekne ile 2 saat kadar uzaklıkta bulunan ada, Mağara – tapınaklarda bulunan taş oyması heykeller ile ilgi çekmektedir. Bu heykellerin M.S. 450 ile 750 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Bu heykellerin boyutları çok büyük olmasına rağmen çok ince taş işçiliğine sahiptirler. Üstelik, bir ada üzerinde yapılmışlardır. Eski adı Gharapuri olan ada Portekiz'lilerin eline geçtikten sonra sahilde bulunan büyük fil heykeli nedeniyle Elephanta Adası olarak değiştirilmiştir. Bu fil heykeli 1814 yılında parçalara ayrılarak taşınmış ve 1912 yılında Mumbai'deki Victoria Gardens müzesinde yeniden birleştirilerek ziyarete açılmıştır.
O dönemde bir çok heykeli parçalamaya çalışan Portekizliler, o dönemde ahşap bir bölmeyle ayrılmış olan Brahma heykelini fark edememişlerdir. Trimurti diye adlandırılan yaratıcı, yaşatıcı ve yokedici özelliklerini yansıtacak şekilde üç yöne bakan üç kafası olan tanrı Brahma'nın heykeli parçalanmaktan, inanca göre tanrı Brahma kendini saklayarak korumuştur. İkinci bir heykelde Tanrı Shiva, aynı bedende iki cinsiyetin bulunması anlamına gelen Ardhanari şeklinde gösterilmiştir. Bu heykelin bir yanından bakıldığında erkek, öbür yanından bakıldığında ise dişi özelliği görülür. Başka bir heykelde Shiva'nın Parvati ile evlenme töreni ve geleneksel dans pozisyonu olan Tandava dansını yapışı gösterilmiştir. Büyükçe bir panelde ise kral Ravana'nın Kailasa'ya sürülmesi anlatılmaktadır. Efsanelere göre Sri Lanka'nın şeytani kralı Ravana, Shiva ve yandaşlarını Himalaya'lardaki evlerinden atmak istemişti. Parvati, buna karşı büyük bir paniğe kapılırken Shiva sakin kalmış ve bir ayağının baş parmağı ile Himalaya'ları binlerce kilometre öteye itivermişti.
Saint John Kilisesi
1838 yılında Sind eyaletindeki çatışmalarda ve 1843'de Birinci Afgan Savaşında ölen askerlerin anısına 1847 yılında yapılmış olan bu kilise "Afgan Kilisesi" olarak da bilinir. Mimari tarzı erken Victoryan dönemine aittir.
Prince of Wales Müzesi
İngiliz Kralı V. George'un Hindistan'ı ziyareti anısına Wellington Meydanında yapılmıştır. 1923 tarihinde ilk bölümü açılmıştır. Müze binası, Hint - Gotik mimari tarzını taşımaktadır. Müzede minyatürler, tabiat tarihi ve arkeoloji bölümleri vardır. Elephanta Mağaralarından getirilmiş büyük boy rölyefler, Budha heykelleri ve çok ayrıntılı çizilmiş minyatürleri görülmeye değer.
Üniversite ve Yüksek Mahkeme
Üniversite ve Yüksek Mahkeme Binası Hint - Gotik mimarisini taşımaktadır. 14. ve 15. yüzyıl stilindeki Gotik mimarinin geleneksel Hint - Moğol mimarisiyle uyumlu bir örneği olan Üniversite ve hemen arkasında olan ve Erken İngiliz mimari anlayışını yansıtan Yüksek Mahkeme Binası bulunmaktadır. Yüksek Mahkeme Binasında 80 metre yüksekliğindeki Rajabai Kulesi, kütüphanenin üzerinde değişik bir görkem vermektedir.
Marine Drive
Günümüzdeki adı Netaji Subhash Road olan yol, 1920 yılında denizin doldurulmasıyla adaların birleştirildiği tarihte açılan Bombay'ın kordon boyu sayılır. Bu kordonda yürümek niyetindeyseniz, Neriman Point'ten başlayarak hep sahil yolunu izleyerek tahminen 2 saat içinde Chowpatty Plajı'na ulaşabilir ve yola devam edecek olursanız Malabar Hills adlı zengin semtine kadar gidebilirsiniz.
Chowpatty Beach
Bombay'ın ünlü plajı olan Chowpatty Beach'ında kirlilik nedeniyle artık denize girmek mümkün değildir. Bu kıyı şeridinde Hint yaşam tarzının küçük bir kesitini gözlemleyebilme imkanı sunmaktadır. Cambaz gösterileri, dilenciler, Bombay'ın ünlü aperatifi Bhel Puri ve Kulfi (Yerel dondurma) satıcıları, kumsalda top koşturan çocuklar sürekli olarak buradadır. Yine bu plajda geleneksel Ganesh Chaturti festivali her yıl gerçekleştirilmektedir. Bu festivalde fil kafalı tanrı Ganesh'in dev boyutlardaki maketlerinin törenle denize indirilmesiyle çeşitli gösteriler yapılır.
Mani Bhavan
19147 - 1934 yıllarında Mahatma Gandhi'nin August Kranti meydanının yakınında bulunan bu evde yaşadığı bilinmektedir. Günümüzde ise, Gandhi'nin yaşamından kesitler vererek onu yansıtan bir müze olarak kullanılmaktadır. Kütüphane bölümünde Gandhi hakkında yazılmış kitaplar sergilenmektedir.
Malabar Tepeleri
Mumbai sosyetesinin oturduğu mahallede bulunan bu yüsek tepelerinden bütün Back Bay ve Marine Drive'ı kuşbakışı görebilirsiniz. Buradaki önemli bir yer bin yıl kadar eski olan "Kum Tanrısı" adıyla anılan Valkeshvar tapınağıdır. Ramayana destanına göre tanrı Rama, karısı Sita'yı kurtarmak üzere Ayodhya'dan Sri Lanka'ya giderken burada bir süre konaklamış ve kumdan bir Lingam "erkek cinsel organı" figürü yapmış. Valkeshvar tapınağı 1715 tarihinde restore edilmiştir.
Jain Tapınağı
1904 yılında ilk Jain, Tirthankar'a adanmış olan bu mermer kaplı tapınak, Jain dininin ibadet yerlerindendir. Aynalarla süslenmiş modern bir yapısı vardır. Tapınağın duvarları Tirthankar'ların yaşamlarından sahneleri gösteren resimlerle süslenmiştir.
Asma Bahçeleri
Asıl ismi Firuzşah Mehta Bahçeleri olan bu bahçeler Malabar tepelerinin en yukarısında bulunmaktadır ve 1881 tarihinde yapılmıştır.Bu isim, Mumbai'in sulama sistemini kuran ve bu bahçelerin yapılmasında maddi katkıları olan kişiye aittir. Asma Bahçelerinin bulunduğu tepeden Mumbai'nin ve Chowpatty Plajı'nın görüntüsü çok ilgi çekicidir.Asma Bahçelerinde, bir botanik parkında olduğu gibi bitkilerin Latince ve İngilizce isimleri belirtilmiş ve bazı bitkiler çeşitli hayvan şekillerinde budanmış durumda.
Sükûnet Kulesi
Sükûnet Kulesi Asma Bahçelerinin hemen arkasında bulunmaktadır. Zerdüşt inancına göre ateş, toprak ve su, kutsal elementlerdir. Bu nedenle Zerdüştler ölülerini yakmaya, gömmeye veya suya atmaya karşıdır. Bunların yerine ölülerini buradaki Sessizlik Kulesi gibi yerlere bırakarak Akbabalara terkederler.
Maha Laxmi Tapınağı
Laxmi zenginliği ifade etmektedir. Laxmi zenginlik tanrıçasının tapınağı olan Maha Laxmi Tapınağı, Malabar Tepelerinden aşağı indiğinizde sahil yolunu izleyerek ulaşabilirsiniz. Bu tapınak, Mumbai'nin ekonomi, ticaret, para ve zenginlik dolu yaşantısı içinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Tapınağın arka tarafında duvara bozuk para tutturmaya çalışan Hintlileri göreceksiniz. Duvara yapıştırılan para düşmezse o kişi büyük bir uğur getireceğine inanılır.
Hacı Ali'nin Türbesi
Denizin ortasında kalan bir adacık üzerine kurulmuş olan Hacı Ali türbesi ve mescidi burada denize düşüp vefat etmiş bir Müslüman adına yapılmıştır. Söylentilere göre vefatından sonra Mekke'de görülmüş, daha sonra ermiş olduğuna inanılmıştır. Bu Türbeye gitmek için dar bir şerit halinde yapılmış olan yaya yolunu izlerken, aynı zamanda sıra halinde dizilerek sizi bekleyen dilencileri de aşmak zorunda kalacaksınız. Türbenin bahçesinde canlı Qavvali müzikleri çalan müzisyenler konser verirler.
Dobi Ghat
Hacı Ali'nin türbesinden çıkınca Mahalaxmi Bridge yönünde ilerlediğinizde, bu üst geçitten Mumbai'deki toplu çamaşır yıkanan yeri görebilirsiniz. Bu çamaşırhane tüm Mumbai'den gelen çamaşırların yıkandığı, kurutulduğu ve ütülendiği bir yerdir. Buraya Mumbai'deki kuru temizleme ve çamaşır yıkama dükkanları kendi koduyla ve sipariş numarasıyla işaretlenmiş çamaşırlar gelmekte ve yıkanıp temizlenip, biribirine karıştırlmadın sahibine ulaştırılmasını sağlayan müthiş bir organizasyon gerçekleştirilmektedir.
Dabavallah'lar
Mumbai'de şehir merkezinde çalışan binlerce erkek, öğlenleri çarşıda pişin yemekler yerine eşinin yemeklerini yemesini sağlayan tek seçenek Dabavallah'lardır. Çalışan erkeklerin eşleri yaşamakta oldukları Mumbai'nin banliyö semtlerinden kocasına yemeği ulaştırmak için banliyö treni, otobüs veya tren kullanmaları çok uzun sürecektir ve maliyeti yüksek olucaktır. Onun için bu işi işini düzenli bir şekilde yapan, Dabawallah'lar görev başındadır.
başlarında Nehru Şapkası ve çizgili pijama desenli üniformalarıyla Dabawallah'lar, her gün, abonelerin evine uğrayıp sefertaslarını toplar, toplanma merkezlerinde biraraya getirir. Sefertasları, üzerindeki renk kodlarına göre ve gidecekleri semtlere göre gruplara ayrılır, el arabaları ile trenlere yüklenir. Yemekler, fazla soğumadan ve sahipleri birbirine karıştırılmadan çabucak götürülmelidir. Her iş günü bin kadar Dabawallah, 160 bin kadar ev yemeğini evinden alır ve sahibine iletir. Genç Dabawalla'lar daha çok evlerden bisikletle sefertası toplama isleriyle meşgulken daha yaşlılar işlerin organizasyonu işlerine bakmaktadırlar.
Dabavallah'lar bu iş için bir aileden aldıkları aylık ücret 150 Rupidir (3 Dolar kadar). Bir Dabawallah'ın aylık kazancı ise 5 bin Rupiye yaklaşır (100 Dolar kadar).
Kurdukları bir tür veri tabanına dayalı dağıtım sistemi ile batılıların hayranlığını çekmiş olan Dabawallah'ların hata yapma oranı 6 milyonda bir olarak hesaplanmıştır !
Victoria Bahçeleri
Bu bahçelerde "Mumbai Hayvanat Bahçesi" ve "Victoria & Albert Müzesi" yer alır. Elephanta adasına ismini veren fil heykeli 1864 yılından beri müze binasının hemen önünde sergilenmektedir. Müzede Bombay'ın geçmiş dönemlerine ait parçalar bulunmaktadır.
Crawford Market
Mumbai'nin toptan ve perakende sebze meyve satışının yapıldığı Crawford Market, gezilecek ve görülecek bir yerdir. Geleneksel usüllerle borsa yöhtemiyle alım satım yapılan bu markete ulaşabilmek için Mumbai'nin en kalabalık bölgesine gitmelisiniz.

 

Müşteri Temsilcimiz Otel rezervasyonu, uçak bileti, yurtiçi yurtdışı tur rezervasyonlarınız için
HİNDİSTAN TURLARIMIZ